Haber Merkezi - FİMED

İsrail psikolojik destek örgütü ERAN verileri, 7 Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık bir milyon kişinin psikolojik yardım için hizmetlerine başvurduğunu ortaya koydu. Bu, üç yıllık savaşa eşlik eden psikolojik ve toplumsal baskıların sürdüğüne işaret ediyor.

Örgüt, "Times of Israel", gazetesinin yayımladığı bir rapora göre, ruh sağlığı uzmanlarının desteğiyle yaklaşık 1850 eğitimli gönüllüden oluşan bir ağın üç yıl boyunca 928 bin 911 yardım talebiyle ilgilendiğini, bunların 774 bin 604'ünün telefon araması, 154 bin 307'sinin ise WhatsApp, sohbet, kısa mesaj ve e-posta yoluyla dijital iletişim olduğunu belirtti.

İntiharla bağlantılı aramalarda artış

Örgüt, üç yıl boyunca intihar düşüncesi, niyeti veya eylemi içeren 21 bin 829 arama kaydetti; bu, toplam aramaların yaklaşık %2,35'ine denk geliyor.

İntiharla bağlantılı içerik taşıyan aramaların oranı ilk yıl %2'den ikinci yıl %2,2'ye, üçüncü yıl ise %2,83'e yükseldi.

Artış, 24 yaşına kadar olan ergenler ve gençler arasında daha belirgindi; intihar düşüncesi, niyeti veya eylemi içeren aramaların oranı ilk yıl %2,6 iken üçüncü yıl %4,4'e çıktı.

Ancak örgüt, bu rakamların yalnızca yardım isterken intiharla ilgili içerik dile getirenlerin arama oranını yansıttığını, İsrail'de gerçek intihar oranlarındaki değişime ilişkin doğrudan sonuçlar çıkarmak için kullanılamayacağını vurguladı.

Yalnızlık psikolojik kaygıların başında geliyor

Veriler, İsraillileri destek istemeye iten sorunların niteliğinde bir değişim olduğunu gösterdi. Savaşın ilk aylarında aramalara akut travma, panik ve yas halleri hâkimdi; bu kaygılar zamanla görece gerileyerek yerini yalnızlığa ve kronik psikolojik baskılara bıraktı.

Yalnızlıkla ilgili aramalar, ilk yıl toplam aramaların yaklaşık %28'inden üçüncü yıl %41'e yükselerek sıcak hattın ilgilendiği en yaygın kaygı haline geldi.

Örgüt bunu, savaş yılları boyunca biriken belirsizlik haline, ailevi baskılara ve yaşam tarzları ile toplumsal ilişkilerin bozulmasına bağladı.

Buna karşılık psikolojik acı, depresyon ve akut sıkıntıyla ilgili aramaların oranı ilk yıl %26,6'dan ikinci ve üçüncü yıllarda yaklaşık %20'ye geriledi.

Kaygı, travma ve kayıpla ilgili aramalar da ilk yıl %18,4'ten ikinci yıl %10,6'ya, üçüncü yıl %9,6'ya düştü.

Örgüt uzmanları, bu gerilemenin psikolojik baskıların azaldığı ya da savaşın etkilerinin sona erdiği anlamına gelmediğini, arayanların dile getirdiği sorunların niteliğindeki değişimi yansıttığını vurguladı.

Çocuklar ve gençler baskı döngüsü içinde

Veriler, 24 yaşına kadar olan çocuklar, ergenler ve gençlerden gelen yardım taleplerinde sürekli bir artış olduğunu, bu kesimin örgüte ulaşan toplam aramaların yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu gösterdi.

35-44 yaş aralığındaki yardım talebinde bulunanların sayısı da sürekli arttı; çok sayıda anne-baba ve yedek kuvvet mensubunu barındıran bu kesimde, genel nüfustan gelen toplam aramaların %56'sını kadınlar oluşturdu.

160 bin asker ve yedekten çağrı

Psikolojik baskı askeri kurumun saflarına da yayıldı; ERAN, savaş yılları boyunca muvazzaf askerler ve yedeklerden yaklaşık 160 bin çağrıyla ilgilendiğini, bu çağrıların yaklaşık %60'ını erkeklerin oluşturduğunu söyledi.

Yalnızlık, askerlerin başlıca sorunlarından biri olarak öne çıktı; bununla ilgili çağrılar hem ikinci hem de üçüncü yılda askeri çağrıların %41'ini oluşturdu.

Askerlik hizmeti mensupları arasında cinsel istismar ve şiddeti konu alan çağrıların oranı da ilk yılda %5 iken ikinci yılda %10'a yükseldi, ardından üçüncü yılda %8'e geriledi.

ERAN uzmanlarına göre bazı askerler, yoğun askeri deneyimler ile ordunun dışındaki günlük yaşam arasında geçiş yapmakta zorlanıyor ve bu durum yalnızlık duygularını derinleştirebiliyor.

Üç yıllık savaş.. ve bitmeyen baskılar

ERAN İcra Kurulu Başkanı David Korin, üç yıllık savaşın zor ve sürekli bir gerçeklik dayattığını belirterek her çağrının arkasında acı, kayıp, kaygı, yalnızlık ya da tükenmişlik yaşayan bir kişinin bulunduğuna işaret etti.

Örgütün Ulusal Profesyonel Direktörü Şeri Danilz ise toplum normal bir yaşam düzenine dönmüş gibi görünse bile psikolojik baskı yaşayan kişilere dikkat edilmesi çağrısında bulundu.

Rapora göre ERAN verileri, bazı belirtilerin hafiflemesinin ya da çağrıların niteliğinin değişmesinin savaşın psikolojik etkisinin sona erdiği anlamına gelmediğini, aksine baskıların bir kısmının doğrudan travmadan yalnızlık, tükenme ve toplumsal bozukluklar gibi daha kronik sorunlara kaydığını ortaya koyuyor.