Ali Baraka: Ulusal Konsey'de "atamayı" reddediyoruz, yurt dışı temsilcilerinin seçimle belirlenmesinde ısrarcıyız
Gruplara dayalı seçici kurulların oluşturulması Filistinlilerin genelini temsil etmiyor; Filistin Kurtuluş Örgütü'nün yeniden inşası ortaklığa ve halkın iradesine dayanmalı
FİMED – Takip
Hamas Hareketi, Filistin Ulusal Konseyi'nin yeniden yapılandırılmasında "atama, dışlama ve tek başına karar verme" olarak nitelendirdiği yaklaşımın sürdürülmesini reddederek yurt dışındaki Filistinlilerin temsilcilerini özgür ve doğrudan biçimde seçme hakkında ısrarcı olduğunu vurguladı.
Hamas'ın yurt dışı Ulusal İlişkiler Dairesi Başkanı Ali Baraka perşembe günü yaptığı açıklamada, diasporadaki Filistinlilerin en temel ulusal ve demokratik haklarından birinin Ulusal Konsey'deki temsilcilerini özgür ve doğrudan seçimlerle belirlemek olduğunu söyledi.
Baraka, hareketin tutumuna göre bazı ülkelerde seçim yapılamamasının atamaya başvurmayı ya da tek taraflı olarak grup temelli bir temsil dayatılmasını haklı çıkarmadığını, bunun alternatifinin kapsamlı ulusal uzlaşı olması gerektiğini ifade etti.
Grup temelli seçici kurullara ret
Baraka, grup temelli olduğunu ve ev sahibi ülkelerdeki Filistinlilerin genelini temsil etmediğini söylediği seçici kurulların oluşturulmasını eleştirdi ve mevcut aşamada Filistin Kurtuluş Örgütü kurumlarının yeniden yapılandırılmasının tekelde tutulmasının ulusal birliğe hizmet etmediği uyarısında bulundu.
Baraka, bu yaklaşımın sürdürülmesinin, kendi ifadesiyle Filistinlilerin işgale, yerleşimciliğe, Yahudileştirmeye, zorla göçe ve Gazze, Batı Şeria ve Kudüs'te süren savaşa karşı çabalarını birleştirmeye ihtiyaç duyduğu bir dönemde bölünmüşlüğü ve parçalanmışlığı derinleştireceğini söyledi.
Mültecilerin mahrum bırakılması haklarının çiğnenmesidir
Hamas yöneticisi, yurt dışındaki Filistinli mültecilerin temsilcilerini seçme hakkından mahrum bırakılmasının, kendi ifadesiyle ulusal ve demokratik haklarının çiğnenmesi anlamına geldiğini vurguladı.
Baraka bunu 1948 Nekbesi'nden bu yana süren Filistin mültecilik tarihiyle ilişkilendirerek Filistinlilerin zorla çıkarıldıkları yurtlarına ve mülklerine dönüş hakkının "zaman aşımına uğramayan sabit bir hak" olduğunu vurguladı.
Kahire ve Pekin mutabakatlarına atıf
Baraka, Filistinli grupları, güçleri ve ulusal şahsiyetleri atamayı, dışlamayı, tek başına karar vermeyi ve ulusal kararın tekelleştirilmesini reddetmeye; 17 Mart 2005'teki Kahire diyaloğuyla başlayıp 23 Temmuz 2024'teki Pekin Deklarasyonu'na uzanan ulusal mutabakatlara bağlı kalmaya çağırdı.
Baraka, bu mutabakatların Filistin Kurtuluş Örgütü'nün demokratik, katılımcı ve ulusal temeller üzerinde yeniden inşa edilmesi ve işlevsel hâle getirilmesi gerekliliğini teyit ettiğini söyledi.
Ulusal Konsey kapsayıcı bir çatı
Baraka sözlerini, Filistin Ulusal Konseyi'nin dışlama ve atamaya dayalı bir kurum değil, vatandaki ve diasporadaki Filistinlileri bir araya getiren kapsayıcı bir ulusal çatı olması gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
Baraka, Hamas'ın tutumuna göre Filistin Kurtuluş Örgütü'nün yeniden inşasının ancak ulusal ortaklık, Filistin halkının iradesine ve temsilcilerini özgürce seçme hakkına saygı yoluyla gerçekleşebileceğini vurguladı.