FİMED – Takip

Haaretz gazetesinin bilgili kaynaklara dayandırdığı habere göre ABD, Batı Şeria'da tırmanan Yahudi yerleşimci şiddeti nedeniyle İsrail'e cezai önlemler uygulama seçeneklerini değerlendiriyor; bunlar arasında İsrail ordusundaki birlikleri ve Filistinlilere yönelik şiddet eylemleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yetkilileri hedef alabilecek önlemler de bulunuyor.

Gazeteye göre değerlendirilen seçenekler arasında bazı İsrail birliklerinin ABD silahlarını kullanmasına kısıtlama getirilmesi ya da Yahudi yerleşimcilerin gerçekleştirdiği şiddet eylemlerine karıştığı, hatta belki de suç ortağı olduğu düşünülen İsrailli subay ve yetkililerle iletişimin sınırlandırılması yer alıyor.

Haaretz, bu seçeneklerin hâlâ değerlendirme aşamasında olduğunu ve gündeme gelmelerinin ABD yönetiminin bunları uygulamaya yönelik nihai bir karar aldığı anlamına gelmediğini belirtiyor.

Artan ABD baskısı

Olası yaptırımlara ilişkin konuşmalar, ABD Kongresi'nde Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri ve şiddetle ilgili hareketliliğin arttığı bir döneme denk geliyor.

Eylül ayında ABD Senatosu'na, E1 bölgesi projesi de dahil olmak üzere yerleşim birimlerinin kurulmasına ya da genişletilmesine yardım eden kişi veya kuruluşları hedef alan bir yasa tasarısı sunuldu; Kongre'de İsrail'in Batı Şeria'daki uygulamalarından hesap sorulmasıyla ilgili başka girişimler de yaşandı.

Senato ayrıca Eylül sonunda yapılan bir oylamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan Batı Şeria'da ABD vatandaşlarının öldürülmesi ve İsrail askeri gözaltısındaki Filistinli çocuklara yönelik muamele hakkında rapor hazırlamasını isteyecek bir kararı geçiremedi.

Batı Şeria'da Yahudi yerleşimci şiddeti

Bu gelişmeler, Yahudi yerleşimci saldırılarının yüksek seviyelerde kaydedilmeye devam etmesiyle eş zamanlı yaşandı. BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörlüğü'nün brifingine göre BM, 13 Haziran-18 Eylül döneminde ölüm, yaralanma ya da maddi hasara yol açan 630 Yahudi yerleşimci saldırısı belgeledi; bu saldırılarda 11 Filistinli öldürüldü, 430 kişi yaralandı ve 17 topluluktan 343 Filistinli yerinden edildi.

Brifingde, Yahudi yerleşimci şiddetinin benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığı ve çoğunlukla İsrail güçlerinin yakınında ya da onların gözü önünde gerçekleştiği belirtilirken, bu saldırıların faillerinin çoğunun şimdiye kadar hesap vermediğine dikkat çekildi.

Yahudi yerleşimcilere yönelik yaptırımlardan orduya

Haberlere göre Washington'ın tartıştığı seçenekler Yahudi yerleşimcilerle ya da yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı sivil kuruluşlarla sınırlı değil; Haaretz, önlemlerin kapsamının İsrail askeri birliklerini de içerecek şekilde genişletilebileceğine işaret ediyor.

Bu nokta, ABD'de daha önce Batı Şeria'da ihlallerle suçlanan İsrail birliklerine nasıl yaklaşılacağına dair yürütülen tartışmalar ışığında özel bir önem taşıyor. Bu birlikler arasında, Leahy Yasası olarak bilinen düzenleme çerçevesinde daha önce ABD incelemesine tabi tutulan ancak o dönem yaptırım uygulanmasından vazgeçilen Netzah Yehuda Taburu da bulunuyor.

Dolayısıyla Haaretz'e konuşan kaynakların aktardığına göre, askeri birlikleri hedef alan ya da ABD silahlarının kullanımını kısıtlayan önlemlerin değerlendirilmesi bile önceki bireysel yaptırımlara kıyasla farklı bir baskı düzeyini temsil ediyor.

E1'de yerleşim faaliyetleri

Bu durum, özellikle Kudüs'ün doğusundaki E1 bölgesinde olmak üzere yerleşim genişlemesine ilişkin anlaşmazlığın sürmesiyle de eş zamanlı yaşanıyor. BM'ye göre İsrail imar makamları, en son BM brifinginin kapsadığı dönemde Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde yaklaşık 4.570, Doğu Kudüs'te ise 3.515 yerleşim birimini ilerletti ya da onayladı; İsrail İnşaat ve Konut Bakanlığı da C Bölgesi'nde, 1.234'ü E1 bölgesinde olmak üzere yaklaşık 2.240 konut için ihaleye çıktı.

BM, yerleşim genişlemesinin sürmesinin ve İsrail'in Batı Şeria üzerindeki artan kontrolünün, toprağa el konulması, Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devleti kurulması imkânının baltalanması konusunda endişelere yol açtığını belirtiyor.